Balodan Sonra (Tolstoy)
Özetin bölümlere ayrılması editoryaldir.
İvan Vasilyeviç’in yaşamı değiştiren rastlantı üzerine sözleri ve Varenka’ya duyduğu büyük aşk
Rusya'da, zamanı belirtilmeyen bir dost toplantısında İvan Vasilyeviç, insanın gelişmesi için önce çevresinin değişmesi gerektiği üzerine bir konuşmaya katılmıştı.
Yaşamını çevrenin değil, bir rastlantının değiştirdiğini söylemişti. 1840'larda bir taşra üniversitesinde zengin bir öğrenciyken Varenka B...'ye büyük bir aşk duymuştu.
Balodaki coşku: Varenka ile danslar ve anlatıcının yücelttiği aşk anlayışı
Kış sonundaki Maslenitsa şenliğinin son günü, ilin soylular önderinin verdiği baloya gitmişti. Cömert ev sahibiyle karısı konuklarını ağırlamış, serf müzisyenler danslara eşlik etmişti. Varenka beyaz elbise, pembe kuşak ve beyaz eldivenler giymişti. İvan şampanya içmeden, yalnızca aşkıyla sarhoş olmuş gibi dans etmişti. Bir mühendis mazurka için ondan önce davranmıştı; yine de dansın büyük bölümünde Varenka ile birlikte olmanın yolunu bulmuştu.
Genç kız salonun öbür ucundan ona yönelmiş, birlikte tekrar tekrar vals yapmışlardı. Dinleyenlerden biri bedensel yakınlıktan söz edince İvan itiraz etmişti: Aşkı güçlendikçe sevdiği kız onun gözünde bedensellikten uzaklaşmıştı. Gece ilerlerken yemekten sonraki kadrili de birlikte dans etmek üzere sözleşmişlerdi. Varenka yelpazesinden bir tüy koparıp ona vermişti. İvan mutluluktan konuşamamış, kendisini kötülük bilmeyen, yalnızca iyilik yapabilecek bir varlık gibi hissetmişti.
Albayın kızıyla mazurka dansı ve anlatıcının bütün dünyayı kucaklayan mutluluğu
Ev sahibesi, Varenka'nın babası Albay Pyotr Vladislaviç B.'yi kızıyla mazurka yapmaya razı etmişti.
Albay kılıcını çıkarıp eldivenini takmış, eskisi kadar çevik olmasa da ustalıkla dans etmişti. Kızı adımlarını ona uydurmuş, konuklar onları alkışlamıştı. İvan, albayın eski biçimli çizmelerini kızına para ayırmak için giydiğini düşünerek duygulanmıştı. Dans bitince baba kızını alnından öpmüş ve İvan'a götürmüştü. Genç adamın sevgisi ev sahiplerine, hizmetçilere, hatta rakibine kadar yayılmıştı. O duygusunu şöyle anlatmıştı:
Şişeden dökülen tek bir damlanın ardından içindekiler büyük akıntılar hâlinde boşalır ya, Varenka’ya duyduğum aşk da ruhumda gizli duran sevme yetisinin tamamını açığa çıkardı.
Balodan sonra uykusuzluk, sevdiklerine duyulan şefkat ve şafak vakti sokağa çıkış
Albay erken kalkacağını söyleyip ayrılmış, İvan ise yemekten sonra Varenka ile dans etmişti. Eve döndüğünde yelpaze tüyüyle kızın verdiği eldivene bakıp geceyi yeniden yaşamıştı. Uyuyan kardeşine ve uykulu uşağına şefkat duymuştu. Mutluluktan uyuyamayınca paltosunu giyip dışarı çıkmıştı. Gün ağarmış, sis çökmüş, karlar erimeye başlamıştı. Sokaktaki insanlar ve yük arabaları bile ona sevimli görünmüş, kızın evinin yakınındaki alana yürümüştü.
Tatar askerin sopadan geçirilmesi ve Varenka’nın babasının acımasız yüzü
Alandan gelen sert flüt ve davul sesleri, zihninde çalan mazurkadan farklıydı. Önce askerlerin talim yaptığını sanmıştı. Yaklaşınca iki sıra askerin karşılıklı durduğunu görmüş, yanındaki demirciden kaçmaya çalışan bir Tatar askerin cezalandırıldığını öğrenmişti. Belden yukarısı çıplak adam, iki askerin tüfeklerine bağlanmış olarak sıraların arasından geçiriliyordu. İki yandan sopalar iniyor, düşmek istediğinde yanındakiler onu ayakta tutuyordu. Adam askerlerden merhamet dilenmiş, fakat darbeler kesilmemişti. Yanında yürüyen subay Varenka'nın babasıydı.
İvan, yaralı sırtın insan bedenine benzediğine inanmakte zorlanmıştı. Albay sakin ve kararlı adımlarla ilerlemiş, sonra bir askere öfkeyle yönelmişti. Onu, yeterince sert vurmadığı için azarlamıştı. İvan, gece hayranlık duyduğu adamın yaptığını kendi gözleriyle görmüştü:
Ve onun, süet eldivenli güçlü eliyle, korkmuş, ufak tefek ve güçsüz askerin yüzüne, sopasını Tatar’ın kızıl sırtına yeterince sert indirmediği için vurduğunu gördüm.
Albay yeni sopalar istemiş, İvan'ı görünce tanımıyormuş gibi yüzünü çevirmişti. İvan kendisi suç işlemişçesine utanmış, gözlerini indirip uzaklaşmıştı. Davul ve yalvarışlar kulaklarından gitmemişti.
Yaşanan sarsıntı, askerlikten vazgeçiş ve Varenka’ya duyulan aşkın sönmesi
İvan eve dönerken bulantıya varan bir sıkıntı yaşamıştı. Yatınca gördükleri yeniden canlanmış, ancak akşam bir arkadaşıyla sarhoş olduktan sonra uyuyabilmişti. Olanları hemen kötü diye adlandırmamıştı. Herkesin gerekli saydığı bu cezanın, kendisinin bilmediği bir açıklaması olduğunu düşünmüş, albayın bildiğini anlamaya çalışmıştı. Fakat bir açıklama bulamamıştı.
Bu yüzden istediği askerlik mesleğine girmemiş, başka bir görev de almamıştı. Kendini işe yaramaz saymasına dostları itiraz etmiş, birçok insana yardımını hatırlatmışlardı. Varenka'nın gülümsemesi artık babasını anımsatmıştı. Kızla daha seyrek görüşmüş, aşkı sonunda sönmüştü. Böylece o sabahın yaşamının yönünü değiştirdiğini anlatmıştı.