Perili Köşk (Ömer Seyfettin)
Bölüm başlıkları editoryaldir.
Beyaz köşk ve bekçinin peri uyarısı
Türkiye'de, küçük bir çamlığın yanındaki köşkler mahallesinde, muhtemelen Meşrutiyet sonrasındaki yıllarda Sermet Bey ailesi için kiralık ev arıyordu.
Yanındaki bekçi, bahçesini yabani otların kapladığı, geniş balkonlu beyaz köşkü görünce onu vazgeçirmeye çalıştı.
On iki kişilik ailesini beş odalı bir eve sığdıramayacağını söyleyen Sermet Bey, yıllardır düşlediği bu köşkü gezmek istedi. Bekçi, geceleri bir peri göründüğünü ve kiracıların bir ay bile dayanamadığını anlattı. Sermet Bey'in inancıysa yalnızca dokunarak doğrulayabildiklerine dayanıyordu:
Sermet Bey, gözüyle gördüğüne, kulağıyla işittiğine inananlardan değildi. Eliyle sıkı sıkıya tutup hissetmeyince bir şeyin varlığına hükmetmezdi. Gözle kulak onca birer yalan kovuğuydu.
Bekçinin uyarılarına rağmen Sermet Bey, anahtarı almak için yan köşkte oturan ev sahibine gitmek istedi.
Hacı Niyazi Efendi ve peşin ödenen üç yıllık kira
Uyarılara aldırmayan Sermet Bey, anahtar için yan köşkte oturan ev sahibi Hacı Niyâzi Efendi'ye gitti.
Bekçi yolda, önceki kiracıların taşlarla korkutulduğunu, korkudan hastalananlar ve çocuğunu düşüren bir kadın bulunduğunu anlatmıştı. Emlak alıp satarak geçinen ev sahibi, köşkün perili diye tanındığını gizlemedi; ancak bunu düşmanlarının yaydığı söylentilere bağladı. Kiracıların bu yüzden erkenden ayrıldığını söyleyerek üç yıllık kirayı peşin istedi.
Sermet Bey bakımsız bahçeyi, mermer döşeli alt katı, banyoyu, kuyuyu ve ahırı gezip beğendi. Yıllık yüz seksen liralık kira, küçük evler için istenen yüz elli lirayla karşılaştırılınca uygundu. Üç yıllık beş yüz kırk lirayı peşin ödemeyi kabul ederek aynı gün sözleşmeyi imzaladı.
Bekçi, ev sahibinin her kiracıdan böyle peşin para aldığını, kaçanların paralarını yitirdiğini söyleyerek onu yine uyardı.
Perili geceler ve hayaletin gerçek kimliğinin ortaya çıkması
Bir hafta sonra ailesiyle köşke taşınan Sermet Bey, her gece akrabalarını ağırladı; evde müzikli, yemekli eğlenceler düzenledi. Çocuklar okula, yetişkinler işlerine gidiyor, aile gece yarısına yakın yemek yiyip yatıyordu. Daha on beş gün geçmeden bir hizmetçi, çamlar arasında beyaz bir hayalet gördüğünü söyleyerek çığlık attı. Balkona çıkan herkes aynı görüntüyü gördü.
Sermet Bey bunu sürekli dinledikleri peri hikâyelerinin etkisine bağladı. Dokunursa görüntünün kaybolacağını düşünerek bahçeye koştu, fakat hayalet kaçtı. Sonraki gecelerde de aynı şey oldu. Başkaları korkudan uyuyamazken o rahatça uyudu.
Ardından köşke büyük taşlar atılmaya başladı. Annesi taşınmaları için baskı yaptı. Komşular, sıranın camların kırılmasına geleceğini söylediler. Sermet Bey, hem ödediği parayı yitirmekten hem de sözleşme gereği onarımları üstlenmekten kaygılandı. Korkusu artsa da periye inanmadı. Aile ayrılmaya karar verdi, ama başka ev bulamadı. Köşkün eski bir mezarlık olduğu ve mutfağın altında bir ermişin yattığı söylentileri de yayıldı.
Sermet Bey, hayaletin hep kaybolduğu çamlıkta pusu kurmayı düşündü. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen ertesi akşam bir çamın dalına gizlendi. Gece yarısı hayalet belirince korkuyla titreyerek aşağı indi ve arkasından yaklaştı. Beyaz örtüye dokunduğunda hayalet kaybolmadı; ürküp kaçtı. Bunun bir insan olduğunu anlayan Sermet Bey, onu alçak duvarı aşmak için dayadığı tahtaya tırmanırken yakaladı.
Yakaladığı kişiyi köşke sürükleyip ışık getirtti. Başındaki çarşafı çekince karşılarına Hacı Niyâzi Efendi çıktı. Ev halkı şaşkına dönerken Sermet Bey güldü. Ev sahibi, kiracıları kaçırıp peşin kiralara el koyuyordu. Sermet Bey, büyük kızından sözleşmeyi ve yazı malzemelerini getirmesini istedi. Korkuttuğu insanların uğradıkları zararların cezasını görmek istemiyorsa söylediklerini yazmasını emretti:
Sermet Bey'in kelime kelime söylediklerini tereddüt etmeden yazdı:
"Kiracım Sermet Bey'den köşkün altı senelik kirası olan bin seksen lirayı peşinen, aldım".
Hacı Niyâzi Efendi belgeyi imzalayıp uzaklaştı. Sermet Bey böylece üç yıllık ödeme karşılığında altı yıllık kira belgesi aldı. İki yıldır köşkte oturmasına şaşıran komşulara ev sahibi, ailenin ibadet etmediğini ve sürekli sarhoş olduğunu, onlara şeytanın bile görünemeyeceğini söyledi.